geçimini sağlamak, tedarikli bulunmak. to provide for one's family: Ailesinin geçimini sağlamak. DEVAMINI OKU
to provide for old age: ihtiyarlık için tedarikli bulunmak. expenses provided for in the budget: masraf bütçesi. He had provided for any eventuality: Her türlü ihtimale karşı tedarikli idi. to be provided for: ihtiyacı karşılanmak. GİZLE
English-Turkish translations from the Atalay Dictionary, First Edition